Egoist İnsan ve Toplumsal Zararları!
Egoist insan, bulunduğu ortamda daima kendisini merkeze koyan, “en doğruyu ben bilirim” anlayışıyla hareket eden kişidir. Böyle insanlar çoğu zaman kendilerini vazgeçilmez görür, çevresindeki insanların emeğini küçümser ve başarıyı sadece kendi üzerinden okumaya çalışır. Oysa gerçek başarı; birlikten, istişareden ve samimiyetten doğar. Ego ise insanı yalnızlaştırdığı gibi toplumu da ayrıştırır.
Hayatın her alanında olduğu gibi makamda, siyasette ve sosyal çevrede de bu tür insanlara rastlamak mümkündür. Kendilerini toplumun üstünde gören bu kişiler, çoğu zaman başkalarının emekleri üzerinden yürümeye çalışır. Birlik ve beraberlik yerine ayrılığı besler, samimiyet yerine gösterişi tercih ederler. İçlerinde taşıdıkları kaybolma korkusu, makamı yitirme endişesi ve değersizleşme korkusu onları daha da hırçın hale getirir. Bu yüzden çevresindeki başarılı insanları desteklemek yerine onları gölgelemeye çalışırlar.
Oysa memleket sevdası taşıyan insanlar vardır; gece gündüz demeden hizmet etmeye çalışan, millet için heyecan duyan, yaptığı işi severek yapan insanlar… İşte toplumun gerçek gücü bu samimi yüreklerdir. Fakat egoist insanlar çoğu zaman bu insanların şevkini kırar, hevesini tüketir ve çalışma azmini zayıflatır. Böyle olunca toplumda umut yerine karamsarlık, güven yerine kırgınlık oluşur.
Unutulmamalıdır ki makamlar gelip geçicidir, kalıcı olan ise insanın bıraktığı güzel izdir. Gerçek büyüklük; kibirde değil tevazudadır. İnsanları küçümseyerek değil, onların elinden tutarak yükselmek gerekir. Çünkü bir toplum ancak samimiyetle, kardeşlikle ve ortak akılla güçlenir. Ego ise hem insanı hem toplumu içten içe tüketen en büyük zayıflıklardan biridir.
Kadir Menteş
Adıyaman Doğan Haber