Siyasetin önündeki en büyük engel. 

Siyasette var olmak, sadece görünür olmak değil; emek vermek, üretmek ve sorumluluk almaktır. Bu yolda ilerleyenler, gece gündüz demeden çalışır, millet için taş üstüne taş koyar ve başarıyı bu gayretin sonunda yakalar. Çünkü gerçek varlık, sözde değil icraatta ortaya çıkar.

Ancak her dönemde çalışmadan var olmaya çalışanlar da vardır. Üretmeyen, katkı sunmayan bu kesimler, çoğu zaman eleştiriyi bir araç olarak kullanır. Yapıcı olmaktan uzak, yıkıcı bir anlayışla hareket ederler. Amaçları çoğu zaman daha iyiyi ortaya koymak değil, çalışanı yavaşlatmak, hatta mümkünse yolundan döndürmektir. Bu durum, boğulan birini kurtarmaya çalışan kişinin, kurtarmak istediği kişi tarafından dibe çekilmesine benzer. İyi niyetle uzatılan el, bazen en büyük engelle karşılaşır.

Siyasette asıl mücadele de burada başlar. Dışarıdan gelen eleştiriler kadar, içeriden gelen engeller de zorludur. “Ağacın kurdu içindeyse” sözü tam da bunu anlatır. İçten gelen zarar, en güçlü yapıyı bile zayıflatabilir. Ama buna rağmen ayakta kalabilen, üretmeye devam eden ve başarıyı yakalayanlar, gerçekten inanan ve sorumluluk alanlardır.

 Ve diyeceğim o ki,  tüm zorluklara, eleştirilere ve engellere rağmen başarı elde ediliyorsa, bu birilerinin elini, hatta bedenini taşın altına koyduğunun en açık göstergesidir. Siyasette kalıcı olanlar, konuşanlar değil; çalışanlar ve iz bırakanlardır.
Kadir MENTEŞ
Adıyaman Doğan Haber Yazarı