Kimin ne dediği degil senin nasıl yaşadığın onemli.
İnsan dediğin ne eksik ne fazla olmalı; olduğu gibi, olduğu kadar… Hayatın en sade hâlinde saklıdır asıl zenginlik. Bir parça ekmek, bir domates, közlenmiş biber ve bir bardak ayranla kurulan sofralarda büyür gerçek mutluluk. Çünkü o sofralarda ne gösteriş vardır ne de yapmacıklık; sadece samimiyet, sadece emek kokusu.
Ne şımarıklığın ağırlığını taşır bu insanlar, ne de ezikliğin gölgesine sığınırlar. Onlar saf ve temizdir; kendi hâlinde, ama bir o kadar da vakurdur. Tarlada ırgat olur, alnının teriyle toprağı yoğurur; çarşıda esnaf olur, helalin peşinde dimdik durur. Her yerde aynı duruş, aynı içtenlik… Çünkü onların özü birdir, sözü birdir.
Oda kültüründe yetişmiş, sohbetin kıymetini bilen bu insanlar; kalabalıklar içinde kaybolmaz, aksine sade yaşamlarıyla iz bırakırlar. Mertlik onlar için bir söz değil, bir yaşam biçimidir. Başladıkları yerde dürüstlükle yürür, vardıkları yerde yine onurla anılırlar.
Hayat bir çizgidir derler… Kimisi o çizgiyi süslerle doldurur, kimisi ise alın teriyle. Ama en güzel hikâye; başladığı yerde temiz kalan, bittiği yerde mertliğiyle anlatılan hayattır. Çünkü insanı insan yapan; ne sahip olduklarıdır ne de kaybettikleri… Asıl değer, ardında bıraktığı izdir.
Kadir Menteş
Adıyaman Doğan Haber