Cahil Seni Ayna Karşısında Kaleme Alıyorsa Eyvah 

Kağıt ve kalemi eline alıp aynanın karşısına geçen dostum; bil ki o aynada gördüğün sadece yüzün değil, fikrin, zikrin ve tamamen kendi yapımındır. İnsan çoğu zaman eleştiriyi dışarıda arar. Başkalarının sözlerinde, bakışlarında ya da yargılarında kendini tartar. Oysa en sert, en dürüst ve en gerçek eleştirmen aynanın içindedir.
 
Ayna yalan söylemez. Ne bahane kabul eder ne de süslü cümlelere aldanır. Orada gördüğün sen; yaptıklarının sonucu, düşündüklerinin yansıması ve inandıklarının şekil bulmuş hâlidir. Hayatında tekrar eden hatalar, sürekli karşılaştığın engeller ve değişmeyen sonuçlar tesadüf değildir. Hepsi, fikrinin yön verdiği, zikrinin beslediği ve davranışlarının inşa ettiği bir eserdir.
 
Kalemi eline aldığında başkalarını değil, önce kendini yaz. Suçu kadere, zamana ya da insanlara atmadan önce aynadaki gözlere bak ve sor: “Ben neyi yanlış düşünüyorum? Neyi yanlış istiyorum? Neyi yanlış yapıyorum?” Çünkü fikir değişmeden yön değişmez, zikir temizlenmeden kalp arınmaz, insan kendini düzeltmeden hayat düzelmez

 Gerçek dostluk, insanın kendine karşı dürüst olabilmesidir. Aynanın karşısında yapılan eleştiri acıtır ama iyileştirir. Kaçtığın her yüzleşme seni olduğun yerde tutar; cesaretle baktığın her gerçek ise seni ileri taşır. Unutma, aynada gördüğün düşmanın değil, öğretmenindir.

 Ve günün sonunda şunu bil: Beğenmediğin her yönünü değiştirme gücü de yine aynadaki kişinin elindedir. Günün sözü burdan san ekmek çıkmaz. Aynadaki yüzünde al akmegini başka yerde ara. 
  
 UNUTMA KARANLİKTA ETRAFİNA TAŞ ATANLAR, GECENİN KARANLİGİNDAN VE KENDİNİN HAFİFLİĞİNDEN KORKTUĞUNDANDİR. 
      
         KADİR MENTEŞ