10 Ocak: Adıyaman’da Gazetecilik "Enkaz" Altında Yaşam Mücadelesi Veriyor.
Her yıl 10 Ocak’ta kutlanan Çalışan Gazeteciler Günü, bu yıl Adıyaman’da bir kutlamadan ziyade, ayakta kalma mücadelesinin ve hüzünlü bir direnişin sembolü haline gelmiş durumda. 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen zamana rağmen, şehrin sesi olması gereken gazeteciler, hala kendi seslerini duyurabilmiş değil. Bugün Adıyaman’da gazetecilik mesleği adeta can çekişiyor.
Konteynerlere Sıkışan Meslek Onuru
Depremle birlikte ofislerini, ekipmanlarını ve en önemlisi çalışma alanlarını kaybeden gazeteciler, bugün daracık konteynerler içine sıkışmış durumda. Fiziksel imkansızlıklar, mesleğin icra edilmesini her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Toz toprak içindeki çalışma koşulları, sadece bir konfor meselesi değil; halkın haber alma hakkının önüne çekilmiş fiziki bir settir.
Dijital Gazeteciliğin Görünmez Mağdurları
Adıyaman’da habercilik refleksi artık geleneksel mecralardan çok sosyal medyaya (Facebook, Instagram) kaymış durumda. Ancak bir internet sitesi veya resmi kimliği olmayan, sadece sosyal medya üzerinden kısıtlı imkanlarla gerçekleri duyurmaya çalışan gazeteciler tam bir belirsizlik içinde. Bu isimler:
Hiçbir resmi destekten yararlanamıyor.
Ekonomik bir getiri elde edemediği için mesleğini sürdürmekte zorlanıyor.
"Resmi ilan" veya "destek paketi" gibi can sularından mahrum bırakılıyor.
Eleştirinin Bedeli: Dışlanma ve Sansür
Gazeteciliğin temel taşı olan "soru sorma" ve "eleştiri yapma" yetisi, Adıyaman’da ciddi bir baskı altında. Gerçekleri yazan, eksikleri dile getiren ve halkın sorunlarını kamuoyuna taşıyan gazeteciler, siyasi partiler ve kurumlar tarafından sistematik bir dışlanma ile karşı karşıya.
Belediye basın birimlerinden uzaklaştırılan, resmi programlara davet edilmeyen ve siyasi mekanizmaların içinde "istenmeyen kişi" ilan edilen özgür haberciler, ekonomik ve sosyal bir ambargoya maruz bırakılıyor. Eleştiri hakkını kullanan kalemlerin hiçbir kurumda söz sahibi olamaması, şehrin geleceği için en büyük demokrasi kaybıdır.
Sonuç: Özgür Kalemler Şehri İmar Eder
Adıyaman’ın yeniden inşası sadece binalarla değil, özgür bir basınla mümkündür. 10 Ocak’ta "kutlama" mesajları yayımlayanların; konteynerlerde ter döken, susturulmaya çalışılan ve ekonomik olarak bitirilmek istenen yerel basının halini görmesi elzemdir.
Unutulmamalıdır ki; gazetecinin soru soramadığı, eleştiremediği bir şehirde gerçekler enkaz altında kalmaya mahkumdur. Adıyaman basınına sahip çıkmak, Adıyaman’ın geleceğine sahip çıkmaktır.
Hüseyin TURHAL