ADIYAMAN’DA VİCDAN TUTULMASI VE EKONOMİK SÜRGÜN 

Adıyaman, sadece binaların değil, değerlerin de enkaz altında kaldığı zorlu bir sınavdan geçiyor. Bir şehri ayakta tutan şey sadece betonarme yapılar değil, o şehirde yaşayan insanların birbirine duyduğu güvendir. Ancak bugün Adıyaman sokaklarında dolaşan her vatandaşın dilinde tek bir cümle var: "Eskiden komşuyduk, şimdi müşteri bile değiliz; sadece kar payıyız."
Fırsatçılığın Gölgesinde Bir Şehir
Depremin ardından yaralarını sarmaya çalışan halk, dışarıdan gelen yardımlarla teselli bulurken; içeride kendi esnafı, ev sahibi ve toprak sahibinin acımasız fiyat politikalarıyla karşı karşıya kaldı. Kira fiyatlarının büyükşehirlerle yarışır hale gelmesi, arsa ve tarla fiyatlarının hayali rakamlara ulaşması, barınma hakkını bir lüks haline getirdi. Elini nereye atsa cebi yanan vatandaş, kendi memleketinde "ekonomik bir sürgün" hayatı yaşıyor.

"Dini İmanı Para Olmak": Bir Toplumun Ahlaki Erozyonu
Adıyaman halkının sitemi sadece rakamlara değil, bu rakamların arkasındaki zihniyetedir. Sakızdan ekmeğe, sudan yağa kadar en temel ihtiyaç maddelerinde uygulanan fahiş fiyatlar, esnaflık ahlakının ve "ahilik" geleneğinin yerini tamahkarlığa bıraktığını gösteriyor.
Temel Gıda: Market raflarındaki etiketler günlük değil, adeta saatlik değişiyor.
Barınma: Bir zamanlar "buyur gel" denilen evlerin kapıları, bugün fahiş kira bedelleriyle halkın yüzüne kapanıyor.
Ticaret: Dayanışma olması gereken yerde, "ne koparırsam kardır" mantığı hakim.
Bu Gidişata Kim "Dur" Diyecek?
Piyasadaki bu başıboşluk ve denetimsizlik, fırsatçılara geniş bir oyun alanı sunuyor. Devletin ilgili kurumlarının, belediyelerin ve odaların sadece izlemekle yetinmemesi; fahiş fiyat artışlarına karşı en sert yaptırımları uygulaması elzemdir. Ancak mesele sadece cezai müeyyide değildir. Asıl mesele, toplumun kendi içindeki vicdan mekanizmasını yeniden çalıştırmasıdır.

Sonuç olarak; para kazanılır, binalar yeniden dikilir, yollar yapılır. Fakat bir toplumda ahlaki çöküş başladıysa ve "insan insanın kurdu" haline geldiyse, o şehri yeniden inşa etmek imkansızdır. Adıyaman’ın ayağa kalkması için sadece çimentoya değil, dürüstlüğe ve vicdana ihtiyacı vardır.
Hüseyin TURHAL