Depremin Ardından Adıyaman: Bitmeyen Alt Yapı Çıkmazı ve Bir Dayanışma Çağrısı 

6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen, Adıyaman merkezinde hayatın normale dönmesi bir yana, gündelik yaşam bir "altyapı ve üstyapı" kördüğümüne dönüşmüş durumdadır. Depremin yıktığı şehri ayağa kaldırma süreci, ne yazık ki plansız çalışma yöntemleri nedeniyle halk için yeni bir mağduriyet alanına evrilmiştir.

Plansızlığın Bedeli: Çıkmaz Sokaklar ve Çamur Deryası
Bugün Karapınar, Yenimahalle, Alitaş ve Yunus Emre mahalleleri başta olmak üzere, kentin dört bir yanındaki caddeler ve sokaklar adeta şantiye alanını andırmaktadır. Mevcut çalışma sistemindeki en büyük hata, "bir bölgeyi bitirmeden diğerine başlama" anlayışıdır. Stratejik bir planlama yapılmadan her mahallede aynı anda kazıların başlatılması, Adıyaman’ı ulaşılmaz bir labirente çevirmiştir.

Trafik Kaosu: Çukur ve tümseklerle dolu yollar, araçları hurda yığınına çevirmekte; ulaşımı bir eziyet haline getirmektedir.

Mevsimsel Mağduriyet: Kış aylarının gelmesiyle birlikte kazılan bölgeler çamur deryasına dönüşmüş, yaya ve araç trafiği durma noktasına gelmiştir.

Çözüm Önerisi: Mahalle Bazlı ve Eş Zamanlı Bitirme Modeli
Aslında çözüm, halkın sağduyusuyla görebildiği kadar basittir: Bir mahallenin altyapı ve üstyapı çalışmaları tamamen bitirilip yaşanabilir hale getirilmeden, bir diğerine geçilmemeliydi. "Bitir ve Geç" modeli uygulansaydı, bugün kentin en azından yarısı tozdan ve çamurdan kurtulmuş olurdu.

Dayanışma Şart: Adıyaman Tek Başına Bırakılmamalı
Adıyaman Belediyesi’nin bu devasa yıkımın altından tek başına kalkmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Burası bir afet bölgesidir ve olağanüstü çözümlere ihtiyaç duymaktadır.

Belediyeler Arası Köprü: Ankara, İstanbul, İzmir ve Mersin gibi büyükşehir belediyelerinin her biri, Adıyaman’ın bir mahallesini "kardeş bölge" ilan ederek tüm alt ve üstyapı sorumluluğunu üstlenmiş olsaydı, bugün şehrin çehresi çoktan değişmişti.

Devlet ve Hükümet Desteği: Yerel imkanların yetersiz kaldığı bu noktada, merkezi hükümetin koordinasyonu artırması ve diğer belediyeleri bu seferberliğe dahil etmesi elzemdir.

Sonuç Olarak
Bu tespitler bir kurumu karalama amacı taşımamakta; aksine, daha yaşanabilir bir Adıyaman için çözüm yollarını göstermektedir. Adıyaman halkı sabırlıdır ancak bu sabır, plansızlığın getirdiği kaosla sınanmamalıdır. Gün; siyaset üstü bir anlayışla, el birliğiyle ve doğru planlamayla Adıyaman’ı ayağa kaldırma günüdür.
Hüseyin TURHAL