Liyakatli, Güçlü ve Tam Donanımlı Bir Lider Dahi, Bazen Farkında Olmadan, Liyakatsiz ve Ehliyetsiz Birilerini, Kendi İdaresindeki Alt idari Birimlerden Birinin Başına Getirebilir. 

Liyakatli, Güçlü ve Tam Donanımlı Bir Lider Dahi, Bazen Farkında Olmadan, Liyakatsiz ve Ehliyetsiz Birilerini, Kendi İdaresindeki Alt idari Birimlerden Birinin Başına Getirebilir.
O idari birimin başına atadığı kişinin o göreve layik olmadığının farkına varıncaya kadar, neler olur, neler!!!
Liyakat ilkesinin göz ardı edilerek bir kişinin hak etmediği veya yetkin olmadığı bir makama/göreve getirilmesi, hem kurumsal hem de toplumsal düzeyde zincirleme olumsuz sonuçlar doğurur. 
Bu durumun en belirgin etkileri şunlardır:
​Kurumsal Verim ve Kalite Düşer. 
Görevin gerektirdiği bilgi, tecrübe ve vizyondan yoksun olan bu kişi, doğru kararlar alamaz. Çalışma süreçleri aksar, hata oranı artar ve üretkenlik ciddi oranda geriler. 
​Adalet Duygusu ve Motivasyon Zedelenir. 
Hak eden, emek veren ve nitelikli personelin kuruma ve sisteme olan inancı kırılır. 
Çalışanlar arasında çabalamanın bir anlamı kalmaz. 
Bu da genel iş disiplinini ve motivasyonu düşürür.
​Beyin Göçü ve Nitelikli Kalite Kaybı Yaşanır.
​Güven Bunalımı Yaşanır; Hem kurum içindeki çalışanların yönetime olan güveni sarsılır hem de dışarıdan hizmet alan toplumun o kuruma olan inancı yok olur.
​Yetersiz yöneticiler, kriz dönemlerinde basiretleri bağlanır, abuksubuk kararlar vererek, kurumun büyük zararlar görmesine neden olurlar.
Yetkin olmayan yönetici, kendi yetersizliğinin cezasını, kendinden daha ast olan kişilere keser.
​Eski bir Doğu atasözünün de ifade ettiği gibi: "Liyakat sahibi olmayanlara makam vermek, yelkeni olmayan gemiye kaptan tayin etmeye benzer; ilk fırtınada hem gemi batar hem içindekiler kaybolur." 
Bu gibi sorunlar, tüm kurumlarda yaşandığı gibi siyasi kurumlarda da sıkça yaşanmaktadır...
Fadlı DOĞAN