İNANIN Kİ, İNSANIN KEŞKELERİ OLMALI! 

Öyle her kaybettiğine, her kaçırdığı fırsata, her elde edemediğine değil. Keşkeleri kendisine olmalı insanın. İlla ki pişmanlıklar mı keşke? Keşkelerim yeni bir yemindir benim. Ne yazıda kalmalı ne yazgıya… İlla ki kâmil huzura varmalı, derim.

İnsan… Bir yanı nisyan, bir yanı buhtan, bir yanı burhan. Bir yanı da söz ile mestan olmaktır insanın. Kelamın kaleme şeref verdiği gibi, keşkelerin de insana şeref vermesi…

Keşkeleri varsa insanın, kâmil hâliyle cahil hâline dönüp bakmalı. Keşkeleri ile af kapısına varır insan. Keşkeleri ile merdan olur yürek.

“Keşke ben, beni ben gibi görseydim…”

“Keşke ben, beni kendim kadar sevseydim…”

“Keşke başkasının gözünde kendimi aramak yerine, kendi içime bakabilseydim…”

Keşke Bedri âhirime dönüp baksaydım.

“Keşke şu arabam olsaydı…
Keşke şu ev benim olsaydı…
Keşke daha çok param olsaydı…
Keşke ben de onu alıp, bunu satıp, kâr toplayıp kârdan adam olsaydım…”

Diyemem haşa.

İçinden çıkamam labirentin. Kaybolurum hayatın mahzeninde, zamanın girdabında eriyip giderim gittiğim gibi.

Fani dünya hayatında keşkeler pişmanlık değil kamilliktir. 

Sekerat kapısında ise keşke Allah muhafaza ahiret ziyanıdır.

Keşkesi madde olan, haddini bulamaz.

Keşkeleri manaya olanın haddine çizgi çekilmez.

Keşke, keşkelerim omuzlarıma yük değil; heybemde yoluma azık olan işaretlerim olsa.

Ve çok şükür ki…

Keşkelerim var. 
Bedir YAMAN