Zannımca;
İlk işlenen günah kibirdi.

“Ben değerliyim. Değerimi bilmiyor musun? Değerimi bil! Beni benden değersizlerle bir tutma. Başımı eğmem.” demişti İblis.

Kibri, onu rahmet kapısından kovdurdu.

İblis, kibrini Âdemoğullarına aktarmayı görev edindi.

Aklımca;

Sonraki günah, insanın ilk günahı olan kanaatsizlikti.

Kanaatsizlik, insanın en zayıf noktasıydı.
Hem en zayıf noktası hem de en merak uyandıran duygusuydu Havva'nın.

İnsan dünyaya sahip olsa dahi gözünü daha fazlasına dikmiyor mu?

İnsandan başka hangi varlık daha fazlasını ister ki?

Ağaç bile hamdine kadar su ister, aldığını meyvesine verir.

Hele bak şu Âdemoğullarına...
Nasıl da koparıverir meyveyi dalından.
Yaprakları yola yola, dalları kıra kıra.

“Benim olsun da ışkınlar kurursa kurusun.” der.

Kanaat etmeyene saltanat yetmez.
Kanaat etmeyene kâinat yetmez.
Kanaat etmeyene cennet yetmez.

Kanaatsizlik hırsın anasıdır.Hırsız eder, hırçın eder, hınzır eder insanı.

Hırsızlık sadece çalmak mı ki? En büyük hırsızlık, ayan beyan yapılan değil midir? “Profesyonel hırsızlar hem alır hem de alkışlatır.” demişti Necati ATAR abimiz.

Kapitalizmin gıdası da bu değil midir? Sosyal felaketlerin sebeplerinden, aile kurumunun baş belalarından biri bu değil midir?

Mahkeme salonları, hırs ve kanaatsiz insanların hikâyeleriyle dolu değil midir? O hikâyelerde konuşulmayan tek şey ise kanaatsizliktir.

Mahkeme salonlarında, aile meclislerinde, kanaat getiren kanaat sahiplerinden ricam şudur:

“Neye kanaat etmedin de buradasın?”

Bu soruyu soran var mı ?Yok.

Fikrimce;

Kibir ve kanaatsizlikten yalan peyda oluyor.

Yalan...
Aldatma, kandırma, kılıf bulma...

“Yalan dünya” deriz ya..Bu, yalnızca geçicilik anlamında mıdır?

Şairlerin kaleminde, evet Ariflerin kelamında başka;

-Aldatmaların, kandırmaların, oyunların ve galebe çalma arzusunun çarkını döndürdüğü dünyadır yalan dünya.

Hükmümce;

Kibir, kanaatsizlik ve yalan...

Bunların sonu; yasakların, kuralların, kaidelerin ve usullerin çiğnenmesinden başka nereye çıkar?

Çiğnenen her yasa, her yasak, her kural zamanla evrilir.

Yanlış, doğru gibi görünmeye başlar.Sonra yanlış normalleşir. Normalleşen yanlış, aileyi aşındırır.Toplumu bozar.

İnsancayı yok eder.

EZ CÜMLEM;
Kibirden Sana sığınırım,
Kanaat, sığınağım benim.

Yalan olmazsa...
Sende, bende, onda...İnsanca...

Şükreden, kanaat eden, insanca yaşayan insan olmak Rahmanca...

Nasibimiz kanaat olsun.
Selametle... 
Bedir YAMAN
Adıyaman Doğan Haber