ATA TOHUMU GERÇEKTEN YASAK MI? 

Hayır ata tohumu yasaklanmadı hatta korumaaltınaalındı kimse gdo lu ürün üretemeyecek kimse kafasına göre tohum yetiştiremeyecek yasal izinler ve takip sistemi oluşturulacak yani bir düzen içine alınmış oldu. 

Son günlerde sosyal medyada ve çeşitli platformlarda “ata tohumu yasaklandı”, “yerli tohumlara el konuluyor” gibi söylemler hızla yayılıyor. Ancak konunun aslı, anlatıldığı gibi değil. Gerçekleri bilmeden yapılan yorumlar hem çiftçiyi hem de vatandaşları yanlış yönlendirebiliyor.

Öncelikle şunu net şekilde ifade etmek gerekir: Türkiye’de ata tohumu ekmek, üretmek veya kullanmak yasak değildir. Çiftçi kendi toprağında atalık tohumu ekip çoğaltabilir, kendi ihtiyacı için kullanabilir ve ücretsiz şekilde takas da edebilir. Yasak olan konu ise sertifikasız ve tescilsiz tohumların ticari amaçla satışa sunulmasıdır.

Bu düzenleme, 2006 yılında yürürlüğe giren 5553 Sayılı Tohumculuk Kanunu kapsamında yapılmıştır. Amaç; tarımda kaliteyi korumak, hastalıkların yayılmasını önlemek ve üretimde standardı sağlamaktır. Çünkü kontrolsüz şekilde piyasaya sürülen tohumlar bazen verimsizlik, bazen de ciddi tarımsal hastalıkların yayılması gibi sorunlara neden olabiliyor.

Devletin burada hedeflediği temel nokta, çiftçinin mağdur olmaması ve tarımsal üretimin güvence altına alınmasıdır. Sertifikasyon sistemi sayesinde tohumun genetik yapısı, çimlenme oranı ve sağlık durumu kontrol altına alınmaktadır. Yani mesele “ata tohumunu yok etmek” değil, ticari satışta belirli standartları oluşturmaktır.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken başka bir gerçek daha var: Ata tohumları bu toprakların hafızasıdır. Anadolu’nun yüzlerce yıllık tarım kültürünü, lezzetini ve biyolojik çeşitliliğini taşır. Bu nedenle ata tohumlarının korunması, çoğaltılması ve gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşımaktadır.

Bugün birçok belediye, kooperatif ve üretici topluluğu ata tohumu takas şenlikleri düzenliyor. Vatandaşlar ücretsiz şekilde bu tohumları paylaşabiliyor. Yani ortada tamamen bir yasak değil; ticari satışta uygulanan yasal bir denetim mekanizması bulunmaktadır.

Kısacası mesele sosyal medyada anlatıldığı kadar siyah-beyaz değildir. Gerçek bilgi ile algıyı birbirinden ayırmak gerekir. Çünkü tarım sadece ekonomi değil, aynı zamanda milli bir meseledir. Yerli üreticiyi, ata tohumunu ve Anadolu’nun bereketini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Mehmet Hakan Karaaslan 
Mali müşavir / yazar