Emniyet Teşkilatında Yapısal Dönüşüm Zamanı: Revizyon, İnovasyon ve Personel Refahı Şart!!!
Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), 352 bini aşan personeliyle İçişleri Bakanlığı'nın toplam personel mevcudunun yüzde 51,5’ini oluşturmaktadır. Bu devasa insan kaynağı ve teşkilat büyüklüğü, mevcut merkezi bürokratik yapının çok ötesinde, doğrudan "Başkanlık" statüsüne kavuşmayı uzun süredir hak etmektedir. Kurumsal kapasitenin ve yetki alanlarının bu ölçekte büyüdüğü bir yapıda, klasik yönetim paradigmalarıyla verim almak artık imkânsız hale gelmiştir.
Teşkilatın hem idari yapılanmasında hem de sahada izlediği stratejilerde köklü bir revizyon ve inovasyon kaçınılmazdır.
Okul güvenliğinde emniyet
Teşkilatına mensup plislerin görevlendirilmesi kesin çözüm olmamakla beraber, okul önleri ve çevrelerinde asayişi sağlama refleksiyle atılan yanlış bir adımdır.
Eylül 2026'da Toplum Yararı Programı (TYP) kapsamında okullara güvenlikçi alımları yapıldı. Ancak, kağıt üzerinde okul güvenliği için istihdam edilen bu personelin atamaları uygulamada "bahçe görevlisi" kadrosuyla yapılmıştır. Güvenlik sertifikasına sahip, okulun asayişinden sorumlu olması beklenen bu kişilere bahçe temizliği ve genel bakım işleri yaptırılmaktadır. Bu durum iki temel sorunu doğurmaktadır:
Asli Görev Karmaşası: Güvenlik eğitimi almış personelin temizlik işlerine yönlendirilmesi hem kaynak israfıdır hem de eğitim amacına aykırıdır.
Hukuki Sorumluluk: Okul çevresinde yaşanabilecek herhangi bir asayış veya güvenlik zafiyetinde, bu personelin hukuki ve cezai olarak nasıl sorumlu tutulacağı büyük bir muğlaklıktır. Güvenlik yetkisi verilmeyen veya temizlikle meşgul edilen bir personelden asayiş denetimi beklemek rasyonel değildir.
İl Emniyet Müdürlüklerinde Çalışma Süreleri ve Kronik Asayış Sorunları:
İl emniyet müdürlüklerinin sahadaki en büyük kamburu, personelin tükenmişliğine yol açan çalışma süreleri ve buna bağlı kronikleşen asayış sorunlarıdır. Emniyet teşkilatında hâlâ uygulanan 12/36 ve 12/24 gibi insan fıtratına ve biyolojik ritme aykırı çalışma sistemleri, personelin hem fiziksel hem de mental sağlığını derinden sarsmaktadır.
Yetersiz dinlenme süreleri; polisin vatandaşa yaklaşımından karar alma mekanizmalarına, refleks hızından stres yönetimine kadar her alanı olumsuz etkilemektedir.
Daha da önemlisi, bu ağır çalışma temposu personelin ailevi ve sosyal yaşamını tahrip etmektedir. Eş ve çocuklarıyla nitelikli zaman geçiremeyen, kronik uyku bozukluğu ve yorgunlukla görev yapan bir personelin yüksek performans göstermesini beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır.
Aile birliği ve huzuru zedelenen polisin sahada tam kapasiteyle suçla mücadelesi zayıflamaktadır.
Çağın Tehdidi: Sanal Suçlar ve Yapay Zekâ Paradigması;
Bugünün dünyasında suç, sokakların ve mahallelerin dışına taşarak dijital ağlara ve metaverselere evrilmiştir. İl emniyet müdürlüklerinin ve merkez teşkilatının öncelikli gündemi geleneksel yöntemlerin ötesine geçmelidir.
Siber Suçlarla Mücadele: Geleneksel devriye anlayışı kadar, hatta ondan daha fazla dijital devriyelere ve siber zekâya ihtiyaç vardır. Nitelikli siber suçlarla mücadele için özel ihtisas sahibi personel yetiştirilmesi artık bir lüks değil, Millî Güvenlik meselesidir.
Yapay Zekânın Gücü: Soruşturma süreçlerinde, suç önlemede (prediktif kolluk kuvvetleri) ve veri analizinde yapay zekâ teknolojilerinden azami ölçüde faydalanılmalıdır. Binlerce personelin manuel olarak günlerce tarayacağı veri yığınlarını saniyeler içinde analiz edebilecek yapay zekâ entegrasyonları, emniyetin operasyonel gücünü katlayacaktır.
Sonuç ve Çözüm Önerileri:
Emniyet Genel Müdürlüğü; sayısal büyüklüğüne yakışır şekilde yapısal bir reformla Başkanlık sistemine dönüştürülmelidir. Okul güvenliği gibi hassas alanlarda TYP kapsamındaki kadro kargaşasına son verilmeli, profesyonel ve net tanımlanmış güvenlik protokolleri hayata geçirilmelidir.
Personelin çalışma saatleri insani ve sürdürülebilir standartlara (örneğin sekiz saatlik vardiya düzenine veya dengeli bir dinlenme modeline) çekilerek ailevi huzuru güvence altına alınmalıdır.
Son olarak, insan kaynağımız en son siber teknolojiler ve yapay zekâ araçlarıyla donatılarak, 21. yüzyılın suç ağlarına karşı proaktif bir akılla yeniden yapılandırılmalıdır...
Haber: Fadlı DOĞAN