ADIYAMAN'DA SANAT VE SANATÇI YETİM KALDI.
Adıyaman’da sanatın ve sanatçının mevcut durumu, ne yazık ki tarihsel ve kültürel derinliğiyle tezat oluşturan hüzünlü bir tablo sunuyor. Nemrut’un, Kommagene uygarlığının, dengbêjlik geleneğinin ve zengin bir halk kültürünün üzerinde yükselen bu kadim şehirde sanatın "göstermelik politikalara" ve protokol törenlerine sıkıştırılmış olması, bıkkınlık getirdi.
Sanata ve sanatçıya verilen değerin yüzeyselleşmesi ve bu durumun arka planı şu temel noktalarla açıklanabilir:
Sanatın Tabela ve Protokol Nesnesine Dönüşmesi
Adıyaman’da sanat genellikle yılda birkaç kez düzenlenen festival, açılış veya resmi törenlerin "süsü" olarak görülüyor. Derinlikli, sürdürülebilir ve yerel sanatçıyı besleyen bir kültür politikası yerine; günü kurtaran, fotoğraf çektirmeye odaklı ve vitrin niteliğindeki etkinlikler öne çıkıyor. Oysa sanat, yalnızca özel günlerde hatırlanan bir gösteri değil, bir kentin ruhunu diri tutan günlük bir ihtiyaçtır.
Altyapı ve Alan Eksikliği
Özellikle yaşanan büyük felaketlerin ve depremin ardından kentin fiziksel olarak yeniden inşası öne çıkarken, sanatsal altyapı tamamen ikincil plana itildi. Sanat ve sanatçının sahne bulamadığı, sergi salonlarının yetersiz kaldığı, desteklenmenin yetersiz kaldığı bir ortamda sanatçının üretmeye devam etmesi mucizelere kalıyor. Sanatçıya çalışma, üretme ve eserini sergileme alanı sunmayan bir anlayışın "sanata değer veriyoruz" söylemi havada kalmaya mahkûmdur.
Yerel Sanatçının Yalnızlaştırılması
Dışarıdan getirilen organizasyonlara büyük bütçeler ayrılırken, Adıyaman’ın kendi yetiştirdiği şair ve müzisyene, ozana sahip çıkılmaması ciddi bir kırgınlık yaratıyor. Yerel yetenekleri maddi ve manevi olarak desteklemeyen, onların sesini ulusal alana taşımasına önayak olmayan yapılar (siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları vs.), sanatçıyı kente küstürüyor. Sanatçı borçla, mekânsızlıkla ve ilgisizlikle boğuşurken yapılan süslü açıklamalar samimiyetten uzak kalıyor ve sanatçıyı incitiyor.
Hafıza ve Kültürün Geleceğe Aktarılamaması
Adıyaman, sözlü edebiyatı ve müzik kültürüyle devasa bir mirasa sahip. Ancak bu miras, çağdaş sanat disiplinleriyle birleştirilip genç kuşaklara aktarılacak vizyondan yoksun. Sanatı sadece geleneksel kalıplara hapseden veya tamamen vizyonsuz etkinliklere kurban eden yaklaşım, kentin entelektüel damarlarını kurutuyor.
Belirtilen bıkkınlık yalnızca bir sitem değil; sanata, emeğe ve bu kentin ruhuna sahip çıkma arzusunun bir dışavurumudur. Adıyaman’ın ihtiyacı olan şey göstermelik şovlar değil; bağımsız sanat alanları, şeffaf destek mekanizmaları ve sanatçının emeğine gerçekten saygı duyan vizyoner bir kültür politikasıdır.
Adıyaman Müzik Kültürünün Kadim Sesi: Ali Milli
Adıyaman’ın köklü müzik kültürünü sahnelere taşıyan ve memleket türkülerini kuşaktan kuşağa aktaran usta ses sanatçısı Ali Milli, 1959 yılında Adıyaman’da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini doğup büyüdüğü bu topraklarda tamamlayarak kültürel birikiminin temellerini memleketinde attı. Evli ve iki çocuk babası olan sanatçının müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başladı. Evde, sokakta ve dost meclislerinde söylediği ezgilerle dikkat çeken yeteneği, ailesinin ve yakın çevresinin desteğiyle profesyonel bir tutkuya dönüştü.
Güçlü yorumu ve duruşuyla ilk kez 1975 yılında sahneye adım atan Ali Milli, yarım asra yaklaşan kariyeri boyunca Adıyaman’ın müzikal kimliğini her platformda başarıyla temsil etti. Dönemin sevilen türküleri ve uzun havalarının yanı sıra repertuarında Adıyaman eserlerine özel bir yer ayırdı. Şehirle özdeşleşen ve geniş kitlelerce sevilen "Adıyaman Vatanımdır" türküsünü, sesini tüm Türkiye’ye duyuran "Karlı Dağlar - Dön Gönlüm" albümünde yorumlayarak müzik tarihimize önemli bir mihenk taşı bıraktı.
Güncel biyografik araştırmalar ve resmi kayıtlar doğrultusunda, değerli sanatçımızın sahne heyecanını ve türkü sevdasını ilk günkü gibi koruyarak sanat hayatına aktif olarak devam ettiği bilinmektedir.
Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda, kültürümüze emek vermiş pek çok değerimiz gibi örtülü bir kırgınlık taşıdığını hissetmek mümkündü. Adıyaman ezgilerini yaşatan ve genç kuşaklara örnek olan bu kıymetli sanatçımızın hatırlanması, hak ettiği vefayı görmesi en büyük temennimizdir. Usta sanatçımıza sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür diliyoruz.
Araştırmacı Yazar / Şair ve Söz Yazarı
Ali GÜLMEZ