Bir zamanlar bayramlar bambaşkaydı…
Bir çocuğun gözünde bayram; yeni alınan ayakkabıyı gece başucuna koyup uyumaktı.
Sabah erkenden kalkıp bayramlıklarını giymek, büyüklerin elini öpüp dualarını almak, mahallede kapı kapı dolaşıp şeker toplamak demekti.
O zamanlar bayramın bereketi sofradaydı, huzuru insanlardaydı.
Kapılar kilitlenmez, gönüller kapanmazdı.
Televizyon azdı ama muhabbet çoktu.
İmkân belki bugünkü kadar değildi ama samimiyet çok daha fazlaydı…
Şimdi ise ne acıdır ki büyükler en son ziyaret edilir oldu…
Anne babalar bir köşede evlat yolunu gözler oldu.
Oysa bir annenin duası, bir babanın gönül huzuru dünyadaki en büyük bereketlerden biridir.
Bayram; anne babanın elini öpüp duasını almak, onların gönlünü hoş etmektir.
Çünkü bazen bir annenin “Allah razı olsun evladım” duası, dünyalara bedeldir…
Bayramı tatil diye bekler olduk.
Evler kalabalık ama gönüller yalnız…
O eski bayramları, o eski sofraları, o eski muhabbetleri özler olduk.
Bir yanda çocuklar bayramlık heyecanı yaşarken, diğer yanda Gazze’de, Doğu Türkistan’da ve İslam coğrafyasının birçok yerinde çocuklar bombaların gölgesinde bayrama giriyor…
Eskiden çocukların sevinç çığlıkları yükselirdi sokaklardan…
Şimdi mazlum coğrafyalarda korku çığlıkları yükseliyor göğe.
Ve bizler yeniden hatırlamalıyız ki;
Kurban sadece et değildir…
Kurban; Hz. İbrahim’in teslimiyeti, Hz. İsmail’in sadakati gibi Allah’a samimiyetle yönelmektir.
Paylaşmaktır…
İhtiyaç sahibini gözetmektir…
Yetimin başını okşamak, bir garibin duasına ortak olmaktır.
Bayram; sadece kendi evimizin değil, ümmetin derdiyle dertlenmektir.
Bizler bayramın gerçek manasını yeniden hatırlamak zorundayız.
Bayram sadece yeni elbise değil; gönül almaktır, kardeşliği büyütmektir, merhameti çoğaltmaktır.
Bayram; ümmet olmayı unutmamaktır.
Rabbim bizlere eski bayramların samimiyetini, muhabbetini ve merhametini yeniden nasip etsin…
Anne babalarımızın duasından mahrum bırakmasın…
Ve tüm mazlum coğrafyalarda çocukların korkuyla değil, huzurla bayrama uyandığı günleri göstersin.
Fadlı DOĞAN
Adıyaman Doğan Haber
