Leyla İle Yusuf

Bilal KARADAĞ

20-10-2025 19:55

Başlık 2: Leyla İle Yusuf

Leyla’ya sırılsıklam âşıktı Yusuf, keza Leyla’da Yusuf’u çok seviyordu!

Ancak her ikisi de birbirlerini deliler gibi seviyor olmalarına rağmen, köy yerinde birileri görecek olursa töre gereği köy meclisin vereceği kararla birlikte yaşamlarına son verilir düşüncesiyle bir araya gelmeleri imkânsızdı!

Teknolojinin köylerine henüz gelmemiş olması nedeniyle, iki aşığın telefonla birbirlerine sevgi sözcükleri telaffuz etmesi de olanaksızdı!

Hâsılı Leyla ile Mecnun’u, Ferhat ile Şirin’i aratmayacak derecede birbirlerini seven âşıklar, ancak Leyla’nın eve su taşımak amacıyla her iki eline bakraç alıp köy meydanındaki umumi çeşmeye giderken uzaktan uzağa bakışabilirlerdi!

Zaten her ikisinin arasında yaşanan ilk elektrikleme de sadece uzaktan uzağa göz göze gelmekle başlamış ve bu şekilde günlerce hatta aylarca devam etmiş iki aşığın tanışma ve görüşme faslı…

Leyla sık sık Yusuf’unu görmek amacıyla çeşmeye gitmek için evdeki suyu bol bol kullanarak erken tüketmeye çalışırdı…

Gün geçtikçe amansızlaşan kara sevda nedeniyle âşıkların yüreğinde adeta yanardağ misali volkanlar oluşur.

Dolayısıyla zamanla iştahtan da kesilince her gün biraz daha eriyip mecalsiz kalmaya mecbur değil mahkûm olurlar…

Olup bitenlere artık son vermeye karar veren Yusuf, Leyla’sına aşkını ilan etmek amacıyla bir kâğıt parçasına “yarın akşam saat 21’de köyümüzün girişindeki çınar ağacın altında buluşalım” şeklinde bir cümle yazar ve naylona sarar.

Ardından çeşmeden suyunu alıp eve doğru ufak ufak adımlarla yol alan Leyla’sının yanından jet hızıyla geçer ama tam yanına vardığında elindeki notu su bakracın içine bırakıverir…

Uzun zamandan beri aşığından böyle bir kıvılcım bekleyen Leyla ise, oracıkta duraklar ve ivedilikle aşığının notunu okur.

Randevu saatinin gelmesi için sabırsızlaşan Leyla’nın o gün kalbi gümbür gümbür atar ve sevinçten adeta havalara uçar…

Aynı şekilde sabırsızlaşan Yusuf da randevu saatini bekleyemez, tam bir saat önce varır çınar ağacın bulunduğu noktaya…

Hayatın ve tabiatın yeniden dirildiği, yemyeşil meraların oluştuğu, tarlaların çiçeklerle gelincik cennetine büründüğü, kuşların cıvıl cıvıl ötüştüğü İlkbahar mevsiminin böyle müstesna bir akşamında Leyla’sına içini dökmek, aşkını ilan etmek için bekleyen Yusuf ‘un bir gözü kolundaki saatte diğer gözü ise Leyla’sının yolunu gözlemektedir.

Aman Allah’ım! Randevu saatine tam 15 dakika kalmışken, korkutucu bir gökyüzü gürültüsüyle Yusuf’un ödü patlarcasına içine derin bir korku düşer.

Zifiri karanlıklar birden aydınlanır, ardından gökyüzü yırtılırcasına yeryüzüne yağmur inerken, Yusuf çaresizce çınar ağacın köküne sarılır sarılmasına ama bir yandan da dört gözle beklediği Leyla’sını yaşananlardan etkilenir düşüncesiyle gelmemesi için semaya doğru avuç açar ve yüce Allah’a dua ve niyazda bulunur.

Ancak saat 21: 00’ı gösterdiğinde onca gök gürültüsü ve yağmura rağmen Leyla Yusuf’a doğru koşar adımlarla gelir.

İki aşığın tam kavuştukları bir anda, yeni bir gürültüyle birlikte gökyüzü ateş parçasına dönüşür ve o an âşıklar için tam anlamıyla bir kâbus olur!

Çünkü Leyla’nın kucağındaki Yusuf adeta bir kömür parçasına dönüşmüştü!

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle...

Bilal KARADAĞ

bkaratag02@hotmail.com

 

DİĞER YAZILARI